1923 de Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyetimizin bu yıl 102. Yaşını kutlayacağız. Günümüzde cumhuriyetimizin temel ilkelerine ne kadar sahip çıktığımız çok ciddi bir tartışma konusu haline gelmiştir.
Cumhuriyette yönetime çoğunluk egemendir. Cumhuriyet yönetimlerinin temel ilkelerinden biri de devletin yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrı olması anlamına gelen kuvvetler ayrılığıdır. Cumhuriyet devleti bir hukuk devletidir. Bizim kurucu önderimiz de Gazi Mustafa Kemal’dir.
1950 sonrası ülkemizde sağ ve sol siyasi filizlenme günümüzde kocaman gövdelerine sığmaz oldu.
Tüm dünyada 68 kuşağı Gençleri sağ sol çatışmasını en yoğun yaşayanları oldu. Elbette ülkemiz gençleri de bu akımından çok ağır bir pay aldı. Sağ oluşum ÜLKÜCÜ-MİLLİYETÇİ, sol kanat ise DEVSOL-DEVGENÇ gibi adlarla sahadaydı. Emperyal güçler temelde yurtsever ve ülke refahını artırma hedefli bu iki oluşumu birbirine düşman hale getirip çatıştırdı.
Aynı dönemde hedefi Atatürk ilkeler ve laik Cumhuriyetle hesaplaşmak olan gerici-dinci yapılanma pusuda yatarak palazlanıyordu.
Günümüzde 68 kuşağının hayatta olan temsilcileri 75-80 yaşlarında ve ben de o kuşaktan biriyim. Aradan geçen yıllar bana şu gerçeği açık seçik gösterdi ki Ülkücülerin de solcuların da aralarında ne yazık ki kışkırtıcı ajanlar, lider kadrolar içinde bile yer almışlardı.
Ülkemizde 1950’den 2000’li yılların başına kadar genelde liberal sağ iktidarlar ve yine genelde hep ülkücü-milliyetçi partilerin desteği veya koalisyonu ile ülkeyi yönettiler.
Altmış küsur yıllık canım arkadaşım 23 Mart 2025 Pazar günü E. İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı için yapılan önseçim-eğilim yoklaması için sandığa gidiyor. CHP üyesi olmayan vatandaş sandığında aile olarak tam beş oy kullandıklarını fotoğrafla sosyal medyada paylaşıyor.
Benim bu canım arkadaşım gençliğinden beri ülkücü ve MHP’li ‘idi’ ama özünde Atatürkçü ve laik cumhuriyetin savunucusu olan bu arkadaşımın sosyal medyada bir başka paylaşımı ise
“MHP önder Apo diyerek Terörist başını meşrulaştırdığı için Nevruz'da taşınan Kürdistan bayrakları ve Apo posterlerine polis dokunamadı.” şeklindeydi.
Rahmetli Türkeş zamanından beri Ülkücü olan, ülkücü gençlik için kitap yazan bu arkadaşım; “Atatürk Cumhuriyetinden, sadece adı cumhuriyet olan tek adam rejimine evrilmemiz ne yazık ki ülkücü MHP ve bu partinin genel başkanının desteği ile olmuştur” diyor.
MHP’den kopanların kurduğu İyi Partinin Sn. Genel Başkanı Müsavvat Dervişoğlu CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’na sahip çıkıyor ve “Sn. Erdoğan yargı eliyle tüm rakiplerini ve muhalifleri tasviye etmek istiyor” diyor.
Yine Sn. Dervişoğlu “CHP Cumhuriyeti kuran, bunun için çok ağır bedel ödemiş, Türkiye’nin en köklü partisidir. Sn. Erdoğan bu partiyi tasviye etme projenden vazgeç” diyor.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından, aralarında sinema, tiyatro, müzik ve edebiyat dünyasından 500 ismin yer aldığı bir grup sanatçı bir bildiri yayımlayarak duruma tepki gösterdi. Bildiride, “İmamoğlu ve yol arkadaşlarına yapılan bu zorbalığı kabul etmiyoruz” ifadeleri yer alıyor.
“Hukuk, Adalet ve Demokrasi İçin Omuz Omuza!” başlığıyla paylaşılan bildiride,
İmamoğlu’na yönelik destek sadece imzalarla sınırlı kalmadı. Önceki gün birçok sanatçı İBB binasına destek ziyaretinde bulundu.