Kurt, “Hizmetle, gönüllere köprü kuramadıkları gibi, dere üzerlerine de doğru düzgün köprü kuramıyorlar. Hangi köprüden bahsettiğimi herhalde tahmin edebiliyorsunuzdur: Ay Deresi’nin denize dökülen kısmında kurulan ‘ucube’ köprü” dedi. CHP’li Çınarcık eski Belediye Başkanı Avni Kurt, Ay Deresi üzerine yapılan köprüyle ilgili olarak mevcut belediye yönetimine eleştirilerde bulundu. Kurt açıklamasında, “Bir turizm kentine, o kentin uğrak bir geçiş noktasına böyle biçimsiz bir köprü nasıl yapılır; bu, hangi aklın ürünüdür ve hala da bu yanlış nasıl düzeltilmez; sahiden anlamakta güçlük çekiyorum. Köprünün biçimsizliği bir kenara, köprüye aylardır bir asfalt dahi dökülemiyor. Bu nasıl bir acziyettir? Esnafın aylarca beklediği ‘sezon’, bitmek üzere… Bu günlerde (kentin en işlek noktasında) yapamadığınız bu işleri, ne zaman yapacaksınız? Yoksa, bu ilgisizliğiniz ve özensizliğinizin sebebi, köprünün hemen yanı başındaki işletme sahibinin kimliği mi? Bu köprü, Numan Soyer’in belediye başkanlığı döneminin özeti gibi… Yanlışlarla, garipliklerle ve beceriksizliklerle dolu bir dönemin temsili anıtı gibi. 5-10 metrelik, engellisinden yaşlısına herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir köprü yaptırmayı beceremeyenler, güya ‘marina’ yapacaklardı bu kentte. Bisiklet süremeyen insan, motoru nasıl sürsün?  Ayağı denize değmemiş insan, okyanusta nasıl yüzsün? Eline hiç kalem almamış insan, oturup bir kitap nasıl yazsın? Drama Köprüsü türküsünde, “Dardır, geçilmez…’’ deniyordu köprü için… Bizim Numangazi Köprüsü ise ‘rampalıdır, yürünmez.’ Şikayetlere ve alaylara konu olan söz konusu köprünün varlığı, Başkan’ı rahatsız etmezken; esnafın önünde, bir iki saatliğine açılan takı/kolye tezgahı Başkan’ı rahatsız ediyor. Kendi özel işletmesinin önündeki seyyar manava müsaade edip, başka bir işletmenin önündeki takı/kolye tezgahını buyurgan bir üslupla kaldırtan bir belediye başkanımız olduğu için çok şanslı olmalıyız. Her kente bu kadar hakkaniyetli, bu kadar eşitlikçi bir başkan nasip olmaz. Söz konusu kolyecinin işgaliye ödemek suretiyle dahi tezgah kurmasına izin vermemesi, Başkan’ın zihniyeti hakkında bize bir fikir veriyor. Maalesef ki o zihinde, ‘bizden olan’ ve ‘bizden olmayan’ ayrımı var. Oysa ki, bir belediye başkanına en çok yakışan kolye, ‘adalet’ kolyesidir. Herkese eşit mesafede olmaktır. Cep harçlığı için, ekmek parası için kurulan tezgahlarla kavga ediyorlar. Temizlik işçilerini, gerekçesini bildirmeye dahi tenezzül etmeden işten çıkarıyorlar. Belediyemiz bünyesinde yıllarca özveriyle çalışmış, halkımıza hizmet vermiş, emektar personellere aylardır hak etmiş oldukları tazminatları bile ödeyemiyorlar. ‘Gönül belediyeciliği’ diyerek çıktıkları yolda gönülleri kırıyorlar. Belediyeyi borç içinde yüzdürmekle kalmayıp, işten çıkararak, tezgahını kaldırtarak kalplerini kırdıkları, ekmekleriyle oynadıkları insanlara da borçlu duruma düşüyorlar. Belediyenin borçları elbet ödenir ama iki tane takı satmasına dahi müsaade edilmeyen, şu kriz ortamında nedensiz yere kapının önüne koyulan insanlara olan ‘insanlık borcu, hak borcu’ nasıl ödenir? Gün gelir, o işten çıkardığın emekçinin çocuğuyla bir markette göz göze gelirsin. O zavallı çocuğun bakışlarını, bir ömür boyu hafızandan silemezsin. Belki rüyalarına girer. Bazen kendi çocuğunun gözlerine baktığında, o bakışları görürsün. Rampadan, freni patlamış tır misali süratle iniyorlar. Her şeyi daha da içinden çıkılamaz hale getirerek gidiyorlar. Şaibe ile başlayan yöneticilik hayatları, bir başarı hikayesi yazamadan, hazin bir şekilde bitiyor. Yetki sahibi oldukları 4 buçuk yıla yakın süre zarfında, köprülerin altından çok pis sular aktı. Bize düşen; suların, eskisi gibi temiz ve berrak akmasını sağlamak. Yol yokuşludur. Sırttaki yük ağırdır. Hava, buz gibi soğuk, bıçak gibi keskindir. Ama yiğit olan, niyeti iyi olan, bu zorlukların üstesinden evelallah gelir. Rabbim onun yardımcısıdır. Güneş bir anda doğar. Kötü günler unutulur. Belediye, düştüğü çukurdan çıkartılır. Şehir, tıpkı büyülü bir at gibi kükreyerek ayağa kalkar. Vatandaş, unuttuğu hizmeti görür. Projelerle harikalar yaratılır. Sitemler yerini takdirlere bırakır… Önünde fotoğraflar çekilen köprüler kurulur. Temizlik işçileri, işten çıkarılma kaygısı taşımadan, gönül rahatlığıyla, o güzel elleriyle bu kentin sokaklarını pırıl pırıl yaparlar. Kör düğümler çözülür. Küskünlükler, mum gibi erir. Ve çaylar demlenirken kahvelerde, yine eskisi gibi güzel şeyler konuşulur.” cümlelerini kurarak mevcut belediye yönetimini eleştirdi.

Tuğba ALTIN/Haber

Editör: Rümeysa Şahin