Hatice Üzgül, hayatını kitaplarla doldurdu ve bugün Yaren Kitap Yayınevi ile bağımsız bir edebiyat hareketine öncülük ediyor. Üzgül’ün hayatı, pes etmeyenlerin, imkânsızlıkları fırsata çevirenlerin ve zorluklara meydan okuyanların ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
İlk Adımlar: Kitaplarla Büyümek
İstanbul’da doğup büyüyen Hatice Üzgül, çocukluk yıllarının çoğunu hastane odalarında geçirdi. Bedeni hasta ancak, zinhi hareketli olan Üzgül, bu dönemde kitaplara sarıldı. Böylece, okuma alışkanlığı onda sadece bir zaman geçirme aracı olmadı, aynı zamanda bir kaçış ve yeni dünyalar keşfetme yolu haline geldi. “Okumayı öğrendim” diyen Üzgül, bunun sadece alfabe öğrenmekten ibaret olmadığını, gerçek bir okur olmanın bambaşka bir beceri gerektirdiğini zamanla fark etti.
İstanbul’da Reklamcı Olmak: Yaratıcı Düşünme
Uzun yıllar İstanbul’da Reklam Yazarı olarak çalıştı. Bu dönemde aldığı ödüllerle, Türkiye’nin en büyük reklam ajanslarında kariyer yaptı.Ancak bazı şeyler ters gidiyordu ve kader, onu bu büyük tutkusundan kopardı. Bu dönemi, “Tam başardım dediğim noktada her şey tepetaklak oldu.” cümleleri ile anlatacaktı. Ancak reklamcılıkta edindiği o büyük deneyimleri cebine koymuştu bile...
Ankara’da Yazar Olmak: Eğitim ve İlk Roman
Sıfırdan yeni bir kariyer kurmak için yeterli gücü kendinde bulamadığını ifade eden Hatice Üzgül. Yaşadığı bu duygusal çöküşte, sadece bir hobi edinmek amacıyla başladığı iki yıllık bir edebiyat atölyesinden, basılmış iki eserle çıkacaktı. İlk eseri, Efsanenin Adı Şahmeran, Türkiye’nin en güçlü yayınevlerinden biri tarafından inanılmaz bir hızla kabul görmüştü.
Sivas’ta Yazar Olmak: Sessizlik ve Üretkenlik
Edebiyat yolculuğunun en önemli basamaklarından biri Sivas’taki köy evinde geçti. Kendini tamamen yazmaya veren Üzgül, burada yalnızlığın ve sessizliğin yazarlık için nasıl bir fırsata dönüşebileceğini keşfetti. Günlerce odasından çıkmadan yazan genç yazar, artık okumanın değil, yazmanın kendisiyle bütünleştiğini fark etti. Ancak bir noktada Sivas’ı geride bırakma vakti gelmişti. Bu yolculuk onu Yalova’ya sürükledi.
Yalova: Hayallerin Peşinde Bir Durak
Üzgül, Yalova’ya geldiğinde bu şehrin kendisi için özel bir yer olacağını hissetti. Ancak edebiyat dünyasında var olmanın sadece kitap yazmakla bitmediğini kısa sürede anladı. Yayınevleri, yazarlardan sadece eser üretmelerini değil, aynı zamanda tanıtımlarını da yapmalarını bekliyordu. Eski bir reklamcı olan Üzgül, bu süreci yönetebilecek donanıma sahipti. Ancak bir soru onu harekete geçirdi: “Tanıtımı da ben yapacaksam, yayınevi ne yapacak?”
Bu soruya tatmin edici bir yanıt alamayınca, radikal bir karar aldı. Tüm yayınevlerinden kitaplarının telif haklarını çekti. Bu, yazın dünyasında uzun bir sessizlik dönemi anlamına geliyordu. Ancak Üzgül, bu dönemi bir geri çekilme değil, büyük bir dönüşüm için hazırlık olarak gördü.
Bursa’da Sessizlik, Yalova’da Yeniden Doğuş
Bursa’ya taşınan Üzgül, burada geçimini sağlamak için bir fabrikada çalışmaya başladı. Kazandığı parayla sadece geçimini sağlamıyordu; aynı zamanda büyük bir planı için yatırım yapıyordu. Küçük, eski bir evde, tavandan su akmasına aldırmadan, geleceğini inşa etmek için çabalıyordu. Nihayet, tüm birikimi ve yıllarca içinde tuttuğu azmiyle Yaren Kitap Yayınevi’ni kurmaya karar verdi.
Yaren Kitap: Tek Kişilik Dev Kadro
Hatice Üzgül, Yaren Kitap’ı kurarken bir yayınevinin her aşamasını kendi başına yönetti. Kendi çabasıyla gerçekleştirdiği işler arasında şunlar yer alıyor:
Yayınevinin isim ve logo çalışması, kitap kapak tasarımları ve mizanpaj düzenlemeleri, editörlük ve yayın yönetimi, web sitesi tasarımı ve sosyal medya yönetimi, reklam ve halkla ilişkiler faaliyetleri, satış ve kargo süreçlerinin yönetimi.
Üzgül, süreci şu sözlerle özetliyor: “Bir yayınevini sıfırdan kurmak cesaret isteyen bir işti. Ama yayınevlerinden edindiğim olumsuz deneyimler bana tam olarak ne yapmam gerektiğini öğretti. Yıllarca biriktirdiğim enerjiyi, doğru zamanda doğru şekilde kullandım.”
Yayınevini kurarken yaşadığı zorlukları anlatan Üzgül, şu sözleriyle ilham veriyor: “Hayallerime sahip çıkmasaydım, kaybolurdum. Ama her şey bitti sanıldığı anda bile yeniden başlamak mümkün.”
Edebiyat Dünyasında Bir Başkaldırı
Hatice Üzgül ve Yaren Kitap, yazarlara dayatılan geleneksel sistemlere karşı bir başkaldırı niteliğinde. Türkiye’de bağımsız yayıncılığın ne denli zorlu bir süreç olduğunu bilen Üzgül, sektörde bir değişim yaratmayı hedefliyor. Yayınevi sayesinde, yazarlara sadece bir kitap basım süreci değil, aynı zamanda hak ettikleri değeri görmeleri için bir alan açmayı amaçlıyor.
Hatice Üzgül’ün hikâyesi henüz tamamlanmadı. Ancak bir gerçek var ki, o, düştüğünde tekrar ayağa kalkmayı başaranlardan. Yaren Kitap, tüm Türkiye’ye uzanan bağımsız bir edebiyat hareketi olma yolunda ilerlerken, Üzgül’ün mücadelesi de birçok yazara ilham vermeye devam ediyor.