Yalova’da, 18 Eylül-24 Eylül tarihleri arasında 36. Ahilik Haftası kutlamaları büyük bir hızla devam ediyor. Programlar 19 Eylül Salı günü de devam etti. Yazar, sosyolog ve Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ergün Yıldırım, Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda saat 14:00’te “Ahiliğin Düne ve Bugüne Söyledikleri” konulu konuşmasını gerçekleştirdi.
“Ustalar, ustalığımızı belirlemek için dükkanımıza gelirdi”
Saat 14:00’te başlayan programdaki konuklardan olan ve Yalova’da yılın ahisi seçilen Erdal Kardaşko kısa bir konuşma yaptı. Kardaşko, “Bizim terzi olarak sermayemiz şu görünen yüksük bir de iğnedir. 1966-1967 yıllarında terziliğe başladım. Ustalıktan önce orta parmağımıza yüksük takılarak, parmak bağlanıyor, 10 gün boyunca kalıp şişiyor ve iğne çekmesi öğretiliyor. Bizim başlangıcımız bu şekilde oldu. Bu şekilde terziliğimizi öğrendik. Zamanla çıraklıktan kalfalığa geçtik. Seneler sonra usta olduk. 45 sene evvel usta olduğumuzu belirlemek için diğer ustalar dükkanımıza gelirdi. Kumaş masanın üzerine yatırılırdı ve “Madem usta oldun, bize bir takım elbise çiz veya pantolon göster” denirdi” şeklinde konuştu.
“Hikayemiz varsa anlamlıyız”
Daha sonra Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Ergün Yıldırım, “Ahiliğin Düne ve Bugüne Söyledikleri” konulu konuşmasına başladı. Yıldırım, “Milletler sadece üretim ilişkileriyle, nüfusla ve sadece güçle yaşamazlar. Onlar hikayeleriyle vardır. Amerika’nın nasıl bir rüyası varsa, Avrupa kendini Avrupa Birliği olarak ortaya koyabiliyorsa, Rusya Avrasya ile koyabiliyorsa bizim de rüyamız varsa bu rüyayı hikayeleriyle anlatabiliyorsak anlamlıyız. Biz milletiz, biz varlığız. Aslında Ahilik’te bu tarihsel rüyamızın parçası olan hikayemiz… Bu hikayeden koptukça bir açıdan devamlılığımızı taşıyan millet ruhumuzu kopmaya başlarız. Bu hikayemizle şu ya da bu şekilde bir irtibatımız varsa millet ruhumuzun devamlılığı söz konusu. Ahilik bizim millet olarak iktisat temelinde teşkilatlanmamızı sağlayan, millet temelinde bir iktisadi politika, yaklaşım, zihniyet sergilememizi ve tecrübe etmemizi ortaya koyan bir şey” dedi.
“Para insansızlaşan bir olguya dönüşüyor”
Bugünün dünyasında kapitalizmin ciddi bir bunalım yarattığını söyleyen Yıldırım, “Eşitsizlikler, çatışmalar, göç dalgaları bunlar hep neyle ilgili? Bugün ekonomi öyle bir hale geldi ki para insandan soyutlanarak ortaya çıkan bir olgu haline geliyor. Rızık, hayır, toplum, iyilik, dayanışma… Bunlardan koparak tümüyle insansızlaşan, insanı özelliklerini kaybeden bir olguya dönüşüyor para. Bugün kapitalizmin dünyadaki durumu böyle” ifadelerini kullandı.
“Acaba İslamanglikanizm mi yaşanıyorlar diyorlar”
2005 yılında bir grup Avrupalı ve Türk bilim adamlarının bir araya gelerek Türkiye’nin ekonomik yükselişin analiz etmeye çalıştıklarını belirten Yıldırım, “Kayseri’yi bunun için model seçtiler. 2005 yılında toplanan bilim adamları Kayseri’deki bu gelişimi analiz ediyor. Acaba İslamanglikanizm mi yaşanıyorlar diyorlar. Yani etik değer olarak ekonomiye motivasyon sağladığı bu da Kayseri’de birçok müteşebbisin ortaya çıkmasını sağladığını söylüyorlar. Mesela dünyadaki kumaşın %1’den fazlasını bunların sağladığını, dünyada ticaret yaptıkları ve Kayseri kentinin eğitim, yurt, burs ve diğer konularda önemli bir katkı sağladığın söylüyorlar. Dolayısıyla bir açıdan tarihsel olan Ahi Evran’ın ruhunun çağdaş şartlarda yeniden üretimini dile getiren bir şey” şeklinde konuştu.
Prof. Ergün Yıldırım konuşmasını tamamladıktan sonra programa katılan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, sunumundan dolayı Yıldırım’a teşekkür etti ve çiçek takdim etti.
Haber/Göktuğ Doğukan Yüksel