Yazılı olarak görünce ne hissediyorsunuz.? Yakında her tarafta yalova termik santrali olarak anılacağız.
Tarih boyunca ,ki bu sadece Cumhuriyet tarihi değil, TERMALLERİYLE anılmış olan Yalova, bundan böyle termik santrali ve maden ocaklarıyla anılacak.
Hani Atatürk ün mirası, Ata nın kenti, b elki de bu nedenle saldırıya maruz kalıyoruzdur.Çünkü düşünüp taşınıyorum, akla uygun bir sebep bulamadım hala bu bölgenin seçilmesi için.
Yalova tabii, genç bir il, dolayısıyla, rantiyecilerin iştahını kabartıyor anlaşılan. Ama, eğer başaracak olurlarsa, o yiyecekleri ormanlar içindeki tüm canlıların ve bölge halkının bedduasıyla, sorumlu herkese haram olacak ve 7 ceddinden çıkacak mutlaka.
Üstelik, gayet de usulsüz işler yapılıyor Yalova da.Memlekette hukuk devleti diye bağırılıyor ama, iş çıkara gelince, kendi dediğini yapmaya gelince, birden hukuk dışı uygulamalar hayata geçebiliyor.Anlaşılan,Bizim bölgede var epeyce uygulama bu türden.
Çıkarcıların en çok yanaştıkları Bakanlıklar, Bayındırlık ve Enerji Bakanlıkları.Neden acaba?!
Termik Santral inşaatı ruhsat verilmeden başlandı. Böylesine kuvvetli bir yatırımda, ruhsat almadan inşaata başlamak büyük risk demek.Peki Aksa bu riski nasıl alabilir?İnşaata başladın, ruhsat almadan, bir de baktın ki ruhsat alamıyorsun!
Bu riski göze aldığına göre, ruhsat alacağına dair garantisi var demek ki.!
Valilik izin vermedi, Belediye onaylamadı, nitekim dava sonucu, inşaat durduruldu şu anda.Ama tabii, ruhsat tamamlanınca devam edecekler.Bir de Hava Meydan Komutanlığının baca yüksekliğine itirazı vardı. O da uygun hale getirildi.Herşey yolunda yani!
Çevre koruyucu askerden de farklı tavır beklerdik hani....Ama pardon, onlar artık sivil konulara karışmıyorlar,herne kadar bu ,sivilden ziyade yaşamsal bir konu da olsa.
Ama sakın askeri bir konu da olmasın bu işin içinde,? Elyaf fabrikası, dibinde termiksantral, karbon atığı, kurşun geçirmez zırhlar gibi? İnsanın aklına gelmiyor değil. Tamam üretin de , aksa başka bir termik santralin yanına taşınsın.hem zaten ekolojik yalova ya yakışmıyor her tarafa zehir saçan elyaf fabrikası.%0lerden 60 lardan kalma gelişme anlayışlarını artık yenilemek gerek. Yeni binyılda arık herkes yaşamsal olduğu için çevreyi gözetmek zorunda.
Dikkatleri çeken konu şu:İl stratejik planıyla uyumsuz, Çevre Düzeni Planına aykırı, Kent Konseyi, yerel siyasilerimiz,Bugday Derneği , Tema ve derneklerde olmayan diğer vatandaş uygun bulmuyorlar.
Ama , yine de yapılacak, yapılıyor.
Bizim iyiliğimizi, bizden daha iyi düşünen birileri var galiba.Düşünmeyin, vesayete ihtiyacımız yok.
İ S T E M İ Y O R U Z!!!!
Yeri yanlış, Yalova dağları uygun değil.Bu AKSA meselesi değil, herhangir bir firma için geçerli gerekçeler.
Yer uygun değil dedik ya, peki ÇED i nasıl aldılar bu girişimciler.?
Bu da merak konusu.
İlgili Müdürlüğümüz ,bu konunun kendisini aştığını ima etti.Bakanlıkla konuşmamız daha doğru imiş.
Bu durumda şu ortaya çıkıyor.:yerel yönetimlerin hiçbir hükmü yok.Hükümetlerin borozanı olmalarından gayrı bir rol düşünülmüyor ülkemizde yerel yönetimler için. Oysa, yerel yönetimler küresel çapta BM ve AB faaliyetleri çerçevesinde teşvik edilen kurumsallaşmalar,demokratikleşmeyi daha inceltebilmek için gereken desantrilazasyonu sağlaması düşünülmüş oluşumlar. Kararları, merkezde toplamak yerine yerele uygunluğunu garantiye alabilmek için öngörülmüş.Elbette ki, yerel ulusaldan bağımsız olacak anlamına gelemez bu, ancak, yerelde devletin ve yürütmenin teşkilatlanması varsa, bunların bir maliyeti varsa, o zaman işlerliğiyle hakedecek varlığını. İşliyormuş gibi gösterip sonra da, siz de nereden çıktınız, siz ne bilirsiniz ki, demiyeceksin.
Yerel yönetim, tüm devlet ve siyasi kurumlarıyla, stk alrıyla ve kamuyla,İSTEMİYORUZ demişse ve bu kararında ısrarcıysa, ve 6 sene boyunca bizzat kamu kaynaklarıyla yaptığı kalkınma çalışması memlekete daha fazla fayda sağlıyorsa, sen tutup da , tepeden inme, hayır yapamazsınız, diyemezsin.
Maden ocaklarının ve termik santralin memlekete daha çok fayda sağlayacağını ispatlayın, ben bizzat savunacağım. Ama, hayır, sadece doğası gereği rantiye konusu olacak bakanlıklara en çok yapışanlara fayda sağlıyorsa, buna geçit verilemez.
Milletin bir kısmında şu izlenim doğmuş:adamlar bakanlıktan halletmişler, birşey yapılamaz.
Bu nasıl laf Allah Aşkına.
Bakanlık kim? Bizim oylarımızla seçilmiş insanlar bunlar.Kaldı ki, böylesi yaşamsal konular, bir bakanın iki dudağının arasına bakar mı hiç, eğer bakıyorsa, memlekette keyfiyet var demektir.Ben şahsen böyle bir keyfiyetin varlığına inanmıyorum, inanmak istemiyorum.
Aklı selim bir şekilde, konulara daha dikkatli baktıklarında ,bu Bakanlar da anlıyacaklardır sanırım basiretin hangi yöne işaret ettiğini.
Vatandaşta ortaya çıkmış olan bu kanaat yeni değil, onyıllardır olan bir bakış ve kanaat: adamını bul işini yaptır olayı bu.
Bu,hiçbir şekilde kabul edilebilir bir olay değil!
Armutlu Yarımadasının florasıyla ilgili kapsamlı çalışmalar yapılmış Uludağ Üniversitesi tarafından.
Bilgisi olmayanlar, açıp okusunlar.
Hem küresel çapta, hem ulusal çapta emsalsiz endemik bitkiler ve soyu tükenmekte olan tıbbi bitkiler var bu doğada.Bu konuda raporlar da var.
Bu raporlarla birlikte AB ve BM çevre komisyonlarına kadar ulaşabilecek bir konu bu.Hafife almayalım lütfen.
Ben kişisel olarak, Çevra ve Orman Bakanlığından, Armutlu Yarımadasını korumaya almasını, hatta Dünya Mirası ilan ettirmek için girişimlerde bulunmasını beklerdim, değil ki, madencilere, termik santralcilere olumlu ÇED raporları dağıtmak.
Enerji Bakanlığımızdan, bölgenin rüzgar santralleri açısından kuvvetli olduğuna dair diğer tesbitlere dayanarak, rüzgar santralleri dışında enerji üretimine izin vermemesini beklerdim.Aksa da rüzgar santral,i yapsın. Tüm dünya alternatif enerjilere geçerken, Armutlu Yarımadası gibi bir bölgede termik santrale ruhsat vermenin faturaları ağır olabilir günü gelince. Benim bildiğim birşey var, o da yanlış hesap her zaman Bağdat tan dönmüstür.
Hala,ortada bir yanlışın olduğunu ve bunun farkedilip düzeltileceğini beklemek istiyorum.
Yaşam alanlarımızla ilgili konular, ne inatlaşma konusu olabilir, ne de ben yaptım oldu, konusu.
Termik santral ve maden ocakları konusunda ilgili, yetkili herkesi basirete davet ediyorum....
|